
Değerli okuyucularımız siz değerli takipçilerimize sahibi olduğumuz Gazete ve bu gazetenin yanı sıra Basılı Yayın organı ve editörlüğünü yaptığım Ulusal medyalarda güncel konulara yer vererek izlenimlerime bu hafta bir başka pencereden bakmak istiyorum. Bir Asker arkadaşımın kurmuş olduğu 41 yıl önceki asker arkadaşlarının Trabzon İline yakın olanları iftar buluşması ve geniş katılımlı olanlarından Ramazan Bayram sonrasına düşünmesi bu anlamda bir araya topladığı insanların oluşturulan gruptaki yazışmaları okuyunca duygulanmamak elde değil.

Her Genç Gibi Vatan Borcu Yapmak Nasip Oldu; Yurdumuz bizler Vatan borcunu yapmak için Asker ocağına çağrıldığımız yıllarda Türkiye Cumhuriyeti 67 İl’den ibaretti. Askerlik görevinin süresi de kısa dönemler için 8 ay, er ve erbaş olarak askerlik yapacak olanlar bizlerin zamanında 18 ay olarak tertiplenmişti. Askerlik yapılan yerleşim alanlarında Askerlere ürün satmak için oluşturulan işletmelerden en dikkat çekeni Okul karnesi şeklinde katlanır şeklinde bir tarafında Türk Bayrağı, diğer tarafında Asker görseli bulunan kartvizitin diğer yakasında 550 günü simgeleyen küp şeklinde kareler bulunurdu.
Askerlik İçin İlk Defa Araca Binerek İl Dışına Çıkanlar Oluyordu; Her kesimden asker olan 18 aylık askerlik için kimi karacı, kimi havacı, kimi deniz, kimi jandarma, komando gibi vatan borcunu yerine getirmek için kendilerine en yakın Askerlik şubesinden. Acemi birliğine ulaşmak için yol sülüsü denen bir süreç alınır. Asker olduğunu öğrenenler Otobüslere binerek acemi birliklerine ulaşırlar. Sivil hayatta belki bulunduğu İlçe merkezine dahi inmeyenler Vatan borcunu yerine getirilmek için evlerinden binlerce KM uzaklığa ilk defa çıkanların duyguları bir başka olur. Ben ve benim gibi küçük yaşta Köy mezra, İlçe İl merkezi ya da askerlik çağına kadar değişik İllere seyahat edenler için durum biraz daha farklı oluyor. Bir söz vardır İstanbul da önde olan isim yapan bir okulda okumak misali bizlerde Ortaokullumuzu Trabzon’un simgesi Trabzon Cumhuriyet Ortaokulu öğrencisiyim Trabzon’da Cumhuriyet Ortaokulu ve Trabzon Lisesi bir markadır. Bu iki okul da yan yana eğitim vermektedir. Buralardan mezun olan Türkiye’den mezun olmuş sayılır.
Nerede O Eski Askerlikler; Ben ve arkadaşlarım 1985/1 Tertip olarak askerlik görevimiz yaptığımızda askerlik 18 ay idi zamanla Yurdumuzda enflasyon yükseldikçe askerlik kısaldı. Ben 1985 Yılının kar yağışının hüküm sürdüğü şiddetli bir kar yağışıyla beraber Mart ayının başında bulunduğum yerden Sahil kasabası olan Beşikdüzü’nden İskenderun’a giden otobüse bindim askerlik yapacağım yere indim. Memleketten çıkalı akşam bindim sabah indiğim yerde kırtasiyenin önünde baktım bütün takımların büyük posterleri bulunuyor ancak 4 büyük takım posteri daha da büyük ben hemen Trabzonspor posterinin önünde bir fotoğraf çektirdim. Fotoğrafı çeken arkadaşa da bu fotoyu bu adrese gönder mektupla dedim. Vatan borcu için acemi birliğim Hatay İskenderun 6. Bölük olarak burada acemi birliğinde bulunduk. Burada da rahat durmadık bir iki defa asker cezası aldığımız için askerin düştüğü boş havuzda ceza nöbeti tuttum bir ceza nöbeti de betondan yapılmış gemi nöbeti tuttum derken buradaki sayılı günler çabuk geçti. Her asker gibi acemi askerlik bitti usta askerlik görevimizi yerine getirmek için 10 günlük iznin ardından yine ulaşım aracı otobüse binerek Kocaeli Gölcük’te bulunan Askeri birliğe ulaşmak için yola çıktık. Trabzon Beşikdüzü’nden hareket eden İstanbul Otobüsünden Kocaeli ( İzmit ) te indim küçük yolcu taşıyan araçlar ile şu anki gibi betona teslim olmamış memleket yeşili gibi olan yeşilliklerin arasından Kocaeli, Kullar, Başiskele, İhsaniye derken Bursa iline devam eden Gölcük ayrımında araçtan inerek askerlik görevimiz yapacak olduğumuz yere doğru rampadan aşağıya inilen yolda biraz ilerledim bir baktım karşıda Asker elbiseli inzibatlar askerleri hemen yakalayıp bir an önce içeriye alıyorlar. Tabi bizim de omuzumuzda Asker bavulumuz var ancak inzibatın hesap edemediği bir eksiklik var. Benim Gölcük mevkiinde yakın akraba eş dost ne ararsan var. Eşyalarımı kafeterya işletmeciliği yapan bir yakınımın yanına bıraktım başıma da bir şapka taktım asker olduğum belli olmasın diye geç saatlere kadar çarşıyı kol açan ettim.
Artık Asker Olduk Güzel Dostluklara Yelken Açtık; Askerliğin başlayacağı nizamiye kapısından girdik tam karşımızda bulunan Donanma Komutanlığına devam eden kendimize göre yolun sonunda deniz çapasını andıran çapanın yanındaki dar kapıdan Gölcük Bakım Onarım ve İstihkam Destek Bölük Komutanlığına giriyorsunuz. Buranın bir de Bölük Cephanelik kısmı var yatakhane kısmından giriş çıkış yapılıyor. Bölük içindeki idare kısmının yan tarafından kantin var bu kantini işletenler Şaban Şahin ve Metin Kamçı, Kantinin yan tarafında çiçekler ve seralar vardı. Bölük iştima alanın ön tarafında yüksek rütbelilerin bölümü, bu bölümün devamında Nizamiyeye giriş tarafına doğru ilerleyince kendimize göre solda eşya deposu bu depolarda çalışan sivil personelde bulunuyordu. Kendimize göre sağ taraftan ilerliyoruz. Nizamiye tarafına doğru bu sever burada Garaj bulunuyor bu garajda görev yapan sorumlulardan Selçuk Özer ve Taner Mülazım diye hatırlıyorum.
Tabi bizim bir de çay ocağını işleten bir çaycımız var. Bu kardeşimizin askere gitmeden Basının işletmiş olduğu Trabzon Vakfıkebir İlçesine bağlı Fol Deresi kenarında bulunan Caminin karşısındaki ‘’Huzur Çay’’ ocağında çalışan Abdullah Çimşit askerliği boyunca baba mesleği çaycılığa devam etti. Askerlik bitti memlekete döndü kardeşleriyle beraber günümüz şartlarında Huzur Çay evi olarak müşterilerine hizmet ediyor.
O Günün Şartlarında Güzel Dostluklar Kurduk; Askerlik görevi bitti yine kabak çekirdeği misali dağıldık eski yerlerimize ancak 41 yıl sonra ufukta bir ışık belirdi bu beliren ışık etrafında toplanma umudu bile bizleri mutlu etti. Tabi burada aynı çatı altında askerlik yaptığımız arkadaşlarımız aramızdan ayrıldılar. Yavuz Selim Kemik Hastanesi satın alma müdürü kız kardeşimin yanına gidince bu sefer hastane girişine paralel bulunan Eczane yanındaki kıraathanedeki merhum Bayram Akçay ile olan sohbet hafızamda canlanıyor.
Yolum Rize’ye Düşünce Yine Hüzün; Meslek gereği Yurdumuzun çoğu bölgelerinde bulunmasından dolayı buralarda bulunan asker arkadaşlarımız oldu. Hasan Sarı, Davut ve Hakkı Torpioğlu derken askerlik dönüşü baba mesleği olan çay makası imalatı yapan babasının yanında çalışan balık mevsiminde eski Rize İl merkezinde ‘’Akaca Balık’’ olarak balık satan renkli simalı asker arkadaşımız Şaban Alaca’nın vefatı buralarda seyahat esnasında üzülüyoruz. Ancak hayat bazen acı bazen tatlı ne yapacaksın Askerlik anıları anlatmak ve bir daha o günlere geriye dönmek için bir araya gelip hasbihal yapmak kadar güzel bir şey olamaz diyor değerli arkadaşlarım görüşmek üzere diyorum



