
Değerli okuyucularımız her hafta bize ayrılan gazete, web sayfalarında sizlerin evinize, ofisinize ya da anlık olarak kullanmış olduğunuz gelişen teknolojiyle sizler ile beraber oluyoruz. Bu hafta içinde 19 Mayıs benim için bir başka anlam ifade ediyor. Onu siz değerli okuyucularımız ile paylaşıyorum. 19 Mayıs Milli Mücadele’nin Başlangıcı: Mustafa Kemal Atatürk’ün Bandırma Vapuru ile 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basması, İtilaf Devletleri’nin işgallerine karşı Türk milletinin esarete boyun eğmeyeceğini ve bağımsızlık için ayağa kalktığını simgeler. Her yıl bu tarihte Yurdumuz genelinde coşkuyla kutlanan 19 Mayıs 1997 yılında ben de o duygulu anlara şahit olduğum büyük oğlum Hürcan Batuhan Özcan dünyaya geldi. Her yıl 19 Mayıs Bayramı bizim evimizde 2 bayramın yaşanmasını sağlıyor. Ancak 19 Mayıs 2026 yılı ailemiz için bir başka güzelliklere ev sahipliği yaptı. Bu duygularımı da buradan sizler ile paylaşmak istedim. Medya mensubu Ben Mustafa Özcan babası aile büyüğü 2013 yılında 64 yaşında aramızdan ayrılan babamız Yusuf Özcan 3 günlük iken yetim kalmış bir babadan dünyaya gelen 7 evlattan birisi olarak torunlarının da büyüterek baba olduğunu göremedi. 19 Mayıs büyük oğlumun doğum günü 2026 yılı itibariyle ailemize Haziran ayının 8’inde bir yaşına girecek olan bir kız torunum ile bu yılki doğum günü kutlaması çekirdek ailemize bir başka renk ve güzellikler kattı. Bize bu mutlu günleri gösteren Rabbime şükrediyorum. Umarım ikinci oğlum olan Yusuf Can’ın da bu mutlu günlerini görerek yazmak nasip olur.

Yetim Büyüyen Dede, Torunlarının Mutlu Gününü Göremedi; Trabzon Şalpazarı İlçesine bağlı Akçiriş mahallesi sakinlerinden Aile büyüğümüz olan merhum Babam Yusuf Özcan 14 Temmuz 2013 tarihinde aramızdan ayrıldığında 64 yaşında 7 evlat babası olarak torunlarının büyüdüğünü yurt yuva kurarak onlarında baba olduğunu görme şansını bulamadan aramızdan ayrıldı.
Merhum aile büyüğümüz daha kaderin çilesi ile beraber dünyaya geldiği zaman karşılaşmış. Merhum Babamız Yusuf Özcan’ın babası 3 günlük bebek iken vefat etmiş. Baba sevgisi ve baba şefkati yaşayamamış. Babamızı dedesi bakmış büyütmüş bugünlere gelmesini sağlamış ve onu genç yaşta evlendirerek ona ömrünü adamış. Merhum Babamızı bakarak bu günlere getiren dedenin 3 erkek evladından en küçüğü olan babamızın babası vefat edince torunun evlat farz ederek onu himayesine almış ancak bu arada da diğer evlatları yeğenleri kabullenmek istememişler.
Baba olmadığından dedesi ona hem baba, hem dede olmuş ancak yine de o ezikliği yaşamış. O günleri hatırlayanların anlattıklarını duyunca duygulanmamak mümkün olmuyor. Şöyle bir düşünelim babası olan çocuk ile babası olmayan çocukların pazarda yürüdüğü sırada babası evladına bakkaldan erzak alıp verince cebinde parası olmayan birinin o anki ezikliğini gözlerimizin önünde canlandıralım. Bunu yapanda babamın amcası oğluna erzak alıp veriyor. Yanında giden yeğeni yetim babası olmayana bakma gereği dahi duymuyor. Bunu gören esnaflardan yaşlı olanı hemen koşup babası olanın oğluna aldığı erzaktan merhum babama da vererek onun gönlünü almak kadar güzellikler olamaz.

Dedesini Büyük Baba olarak çağırıyormuş. Düşünebiliyor musunuz anne var ancak hayatın zor şartları da omuzunda bir o yükün yanında anneye rakip olan kayınbiraderler de ayrı bir caba mekanı cennet olsun merhum babam Yusuf Özcan’ı bakıp büyüterek bugünlere gelmemize vesile olan ve ben dünyaya geldiğimde bana ismini koyar koymaz 1965 yılında ben 1 yaşındayken ebediyete göçmüş.
Tabi bu ömür bu kadar uzun olmuyor. Hayat bazen senin istediğin gibi yürümüyor. Yukarıda anlattığım gerçek yaşanmış bir olayı kaleme döktüm.
Bu Çocuğa 18 Yaşına kadar El Kalkmayacak; Merhum Babamı büyüterek evlendirip kendi ismini bana koyan 1920’li yılların Şalpazarı Fırıncı esnaflarından varlıklı Mustafa Özcan dede anneme şöyle sesleniyor. Bu çocuk benim ismimi taşıyor, bizim soyumuzu yürütecek onun için ben ölürüm kalırım bu çocuğa 18 yaşına kadar vurulmayacak demiş. Ben dünyaya gelince dostlarına da bahşiş vermiş. Değerli okuyucularımız bu haftalıkta bana ayrılan köşeden haftaya görüşmek üzere diyerek ayrılıyorum. Bütün okuyucularımızın Kurban Bayramını kutluyorum.



