
Değerli okuyucularımız her geçen gün yaşımız ilerliyor ancak gelişen teknoloji çağlarında ilginç olaylar ile karşılaşmadan da yapamıyorum.
Değerli okuyucularım önceki yazılarımda belirtmiştim şimdi o derin konulara girmek istemiyorum ancak şunu da paylaşmadan da yapamıyorum. İlkokula başladığım Şalpazarı İlçesine bağlı Akçiriş mahallesinde bulunan 2 derslikli okulda günde sabah ve akşam olmak üzere bölünmüş sınıf olarak 2 sınıf bulunuyor. Eğitim öğretim gördüğüm 2. Sınıfa başladığım Akçiriş mahallesindeki 1974 yılından itibaren evimize gazete giriyor. O gazete bugün dahi aynı olarak evimize giren o gazeteyi okumasam da almaya devam ediyorum.

Aradan 52 Yıl Geçmiş Dile Kolay; Trabzon’da okuduğum 1980’li yıllarda küçük sarı renkli siyah beyaz U şeklinde makaralı fotoğraf makinası filmleri o yıllarda 24 ve 36’lı olarak makinaya takılırdı. Ta o yıllarda fotoğraf makinası hastalığı bende yaşıtlarımın oyun oynadığında ben makine ile uğraş veriyor fotoğraf çekiyor ve kimseden ücret almadan karanlık odalarda tab ettirerek bastırıp muhafaza ediyordum hala o fotoları saklıyorum.
Bulunduğumuz Büyükliman bölgesinde bir kurum idarecisi tarafından bu yıl 4. Defa düzenlenen bölge basını sabah kahvaltısında sohbet buluşması kapsamında davet edildiğim programa katılım sağladım. Ben mesleğim gereği teknolojinin bulunmadığı cep telefonun icadt olmadığı yıllarda da yanımda acil ihtiyaçlarım misali çantamda her zaman fotoğraf makinamı bulundurarak geçmişten bu güne kadar geldim. Günümüz çağlarında da davet edildiğim yerlere benim can yoldaşım olan makinamı yanımda taşırım. Taşınan makinayı gören bir anlamda kişinin mesleğini de fark edebiliyor.
Program bitti dönüş esnasında çok sevdiğim dostlarım ile beraber aynı karede buluşmak adına bir fotoğraf karesinde bizimde bir anımız olsun diye yanımda bana göre ekmek teknesi anlamında olan fotoğraf makinasını gazeteci bir dostum aynı zamanda aylık olarak gazete basan ve 40 yıldır medyanın içinde olan değerli dostuma bu makine ile bizimde bir anımız olsun diye takdim ettiğim fotoğraf makinasını al da bizi görsel olarak fotoğraflandır dedim. Ancak aldığım cevap karşısında şaşkına döndüm. Mustafa bey iyi güzel söylüyorsun ancak ben fotoğraf makinası kullanmayı bilmiyorum onun ile fotoğraf çekemem dedi.
Ancak cep telefonu verin onun ile çekeyim dediler. Gerçekten şaşırdım. Buradan da bu yaşanmış gerçekleri siz değerli dostlarım ve okurlarım ile paylaşma gereği duydum. Ardından yanımda bulunan benden başka 3 dostum da benim gibi çok şaşkın olduklarını onlarda bu ölümsüz konuşmaya tanık oldular.



