
Trabzon Şalpazarı İlçesine bağlı 30 mahallesinden birisi olan güdün mahallesi Memişoğulları sakinlerinden 1931 doğumlu 6 evlat babası Hacı Yakup Yılmaz ile tarihi Kadırga Yaylasının son günlerine yaklaştığımız bu günleri yad ettik kendisiyle.

Hacı Yakup Yılmaz bu yıl 563. Kutlanan tarihi Kadırga Yaylası şenlik alanındaki boş protokol tribüne oturmuş etrafı gözlerinde canlandırdığı sırada kendisine mikrofon uzattık. Hacı Yakup Yılmaz aşağı yukarı 85 senedir hiç ara vermeden bu Kadırga Yaylasına geldiğini belirtiyor. Benim yaşım 90’sanın üzerinde ben 1931 doğumluyum dedi. Ben bu Kadırga Yaylasına Otçu şenliği zamanlarında gençliğimde çok geldim şimdi de ilerlemiş yaşımda o eski günleri hatırlamaya gayret ediyorum.
Bu Çimenlerde Gençliğimde Ne Horonlar Teptim; Şalpazarı İlçesine bağlı Güdün mahallesi sakini Hacı Yakup Yılmaz ben 1931 doğumluyum yaklaşık olarak 93 yaşındayım daha doğrusu ben bu dağlara Yaylara 80 yıldır gelirim. Buralarda Otçu yayla şenliği zamanlarında bizlerde genç delikanlıydık o yıllarda bu çimenlerde ne horonlar teptim bu çimenleri hep çiğnedim.
Hac Görevimi Yerine Getirdikten Sonra Daha Oyun Horon Oynamadım; 85 Yıllık Yala sevdalısı Hacı Yakup 1986 yılında Hac vazifesini yerine getirmek için kutsal topraklara gittiğini bu kutsal görevini tamamladıktan sonra tekraren bu dağlara bu yaylara geldim ancak daha horon ve oyun oynamadım. Ben yine buraya Kadırga Yaylası otçu şenliğine geldim ancak daha horon oynamadım horon oynayanlara baktım onları seyrettim Hacılığımı yaptığımdan bu güne kadar 38 yıl oldu.
Ben 1954 yılında vatani görevimi yatım yine buraya bu dağlara geldim. Askerden geldiğimde rahmetli hanımım da yanımda olurdu ineklerin buzağılarım hayvanlarım olurdu onlarla beraber yine bu dağların yolunu tutardık.
Önceden Yaylamıza Ulaşmak İçin 2 Gece Yollarda Yatardık; 90 Yıllık Yayla sevdalısı Hacı Yakup merhume eşiyle beraber bu dağlara Kadırga Yaylası civarında bulunan Obasına ulaşmak için şimdiki gibi ulaşım aracı yoktu. Buraya ulaşmak için hayvanlarımız ile berber yollarda 2 gece konaklamanın ardından Kadırga Yaylası civarındaki obamıza ulaşırdık. Benim Koyunum vardı 9 ile 10 tane ineklerim olurdu ben bu dağlarda 40 ile 50 koyunum olurdu. 5 erkek çocuk, 1 kız olmak üzere toplam 6 çocukla bu dağlara ulaşmak için yürüyerek gelirdik ben buralarda çobanlık yaptım.
Eskiden Yaylacılık Daha Güzeldi; Eski yokluklar döneminde bir birlerimize daha sıkı dostluklar içerisinde yaşardık. Şimdi maaş çıktı artık dostluklarda kayboldu. Tabi burada cep telefonu çıkınca her şeyin tadı kaçtı. Herkesin cebi para gördü şimdi sana bana ihtiyacı yok herkes kendisini zengin hissediyor.
Eskiden Pazar Açık Caminin Orada Yapılırdı; Kadırga Yaylasına 80 yıldır ara vermeden devamlı gelen Hacı Yakup Yılmaz eski yıllarda Cuma günleri buralarda bu olduğunuz yerlerde dükkan yoktu Pazar ise açık caminin olduğu yerde alışveriş yapılırdı sonradan buralara çıkıldı diyor. Buralarda eskilerden kalma bir kahvehane vardı buralar hep sonradan yapıldı. Hanımım ile beraber bu dağlara bu tepelere çıktık dolaştık yenge gitti biz tek kaldık. Çocuklarımın Annesi gideli 9 yıl oldu 2015 yılında vefat etmişti. Kışın Trabzon’da duruyorduk İlkbaharda Şalpazarı’na geldik birden bire rahatsızlandı beyin felci dediler birden bire vefat etti kurtaramadık hayat arkadaşımı. Ben Yayla zamanı gelince buralara gelmek istiyorum 80 yıldır diyorum ama daha da fazladır çocukluk çağımdan beridir buralarda bu dağlardayım. Babanızın altlı üstlü bir yer evi vardı onunla bu günlere geldik sonraları babam vefat ettikten sonra ben eski evi onardım. Eski zamanlarda açlık ta çektim, fakirlikte çektim ancak Allaha Şükrolsun sonra işleri düzelti bu günümüze geldik.
Eski Yaylacılıkları, Eski Günleri Özlüyorum; Eskiden yokluklar var idi ancak dostluklar da var idi eskiden bir birbirimize daha sık gider gelir bir birimizin halini hatırını sorardık. Şimdi öylemi oradan adam geçerken sana bir selam verir geçer gider.
Obalarımızda Önceden Ev Azdı Ancak Dayanışma Vardı; Eski zamanlarda Yaylaya gelen ya da Kadırga Otçusu için gelen dostlarımızı obamızdan evimizin az olmasına karşın misafirin rahat ettirilebilmek için elimizden geldiğince yardımcı olurduk şimdi öyle değil. Şimdi Obamızda 150 ev oldu şimdi daha misafir gelmiyor Adapazarı’ndan torunum geliyor da benim yanıma uğramıyor başkasının evinde yatıp gidiyor yeni nesil böyle.
Benim arkadaşlarım ve benden küçükler gezemiyorlar yatalaklar; Yayla sevdalısı Yakup amca konuşmalarını şöyle devam ediyor benim ile yaşıt olan akranlarım var gezemiyorlar yatalak olarak yaşıyorlar, kimisi daha erken yaşlarda vefat etti benim görüyorsunuz konuşuyorum yürüyorum ayaklarım yürüyor ben yayla çocuğuyum koyunculuk yaptım hayvancılık çobanlık yaptım kendime de bakmasını bildim.
İneklerimizin Sütünden Yağ Yaparak Temel İhtiyaçlarımız Karşılardık; Yaylada beslediğimiz ineklerimizin sütünden mayaladığımız yoğurtlarımız iki kişi ile berber yayılan tahta yayıklarda yayarak tere yağ elde ederdik. Bu tereyağını da buraya getir sat temel ihtiyacımız olan tuz, şeker, gaz, gibi ihtiyaçlarımız bununla alırdık diyor. Bu yılda ömrüm nasip etti tarihi Kadırga Yaylasında Eylül ayının sonuna yaklaşıyoruz seneye ya nasip kim öle kim dedi.


