
Nice insanlar var, alnı secdeye gider.
Onlara göre: “Namaz borç, ödersen eğer!”
“Ağırlık azalır, sırttaki yük hafifler…”
Kolaymış cennet kapısı, namaz kıl yeter(!)

Hayır! Namaz borç ödemez, borca borç katar!
Yoga değil, rahatlatmaz, yük sırttan taşar!
Borcun ödenmesi namazdan sonra başlar!
Kolay değil cennet, bunlar biraz boş laflar…
İmtihanı geçmek beleş değil elbette!
Dualar, istekler havaya olmaz bir de…
Namazda dualar, borç yazılır haneye!
Kolay değil cennet, bir dua ettin diye…
Namazda dualar daha çok görev yükler!
Her gün insanı tartar, sorumluluk ister!
Kurtarmaz dervişlik, tiyatro değil mahşer!
Kolay değil cennet, bedel ister birader!
Ezcümle; iyi insan olmak emek ister…
Borcu artırır, namazda verilen sözler.
Dosdoğru olmak için yoktur mazeretler!
Kolay değil cennet, ya yenilen “naneler”…?
Her işlenen halta bağlamayın kaderi!
Allah tanımladı, dağıtmadı rolleri…
Yanlış anlamayın kader ile cenneti…
Kolay değil cennet, yoktur tapu senedi…
Yaradan kuluna, doğrudan yazmaz roller.
Yazarsa; imtihan formaliteye düşer.
Allah hiç çelişmez, gösterir seçenekler.
Kolay değil cennet, özgür irade ister!
İnsan olmak kader, şu “naneler” irade(!)
Allah çirkefi yazmaz, suç yoktur kaderde
Ve hesap soracak elbet, Ruz-i Mahşerde!
Kolay değil cennet, çok çalışın yine de…
Okuyun anlayın Fatiha ve Mâ’ûn’ u.
Riya, münafıklık şu insanlığın sonu;
Ortada direk kalmaz, unutmayın bunu!
Kolay değil cennet, tutun Kur’an yolunu!
Mustafa BULAN



