reklam
reklam
SON DAKİKA
hava
Google News

Eski Aile Büyükleri Geleneklerini Yaşatıyorlar

Son Güncelleme :

16 Mayıs 2026 - 8:38

/ 24 kez okundu.
reklam
Eski Aile Büyükleri Geleneklerini Yaşatıyorlar
reklam

Geçmiş yıllarda Anadolu’nun pek çok köşesinde olduğu gibi, Trabzon Şalpazarı yöresinde de geleneksel halk yaşantısının kalbinde yer alan, suyun diliyle konuşan kadim emek mekânlarıydı. Tarlalardan toplanan mısırın un olma serüveni, o taşların arasında başlar; her bir tanenin öğütülüşünde alın teri, sabır ve bereket gizli olurdu.

Coşkun akan derelerin şırıltısı imece gibi bir araya gelen insanlar yalnızca mısırı değil, dostluğu ve dayanışmayı da çoğaltırdı. Değirmen yolu, kimi zaman gençlerin sevdasına, kimi zaman dillerden düşmeyen türkülere, kimi zaman da anaların dualarına tanıklık ederdi.

Bugün hâlâ ayakta kalmayı başarabilen su değirmenleri olsa da, değişen zamanın sert rüzgârı yörenin birçok köyünde nice değirmeni susturdu. Oysa o değirmenler yalnızca mısırı değil; bir dönemin ruhunu, sabrını, kardeşliğini ve bereket anlayışını da öğütüyordu.

Bir çoğumuzun şu an hazır gıda ve unun nasıl elde edildiğini bilmeden fırınlarda pişen ekmekleri tüketiriz. Önceleri her evin ekmek ve hayvanların yem ihtiyacını gidermek için büyük büyük mısır bahçeleri olurdu. Bu mısır bahçelerinden toplanarak koçanından ayrılan mısırlar kurtularak kışın depolanacak olan tahıl depolarında da öğütülecek zamanlara kadar bekletilirdi. Kış dönemi yaklaştığında değirmenden sıra kapmak için sabah ezanı okunmadan toplu olarak yola çıkan değirmenciler meşalelerle aydınlattıkları yollardan ilerleyerek değirmende mısırlarını un haline getirilmesin ardından tekrar eve ulaşıyorlardı.

Mısırı un haline getirdikleri değirmenden eve gelen un çuvalı bir gün dinlendirilir daha sonra un eleğinden elenerek ekmek yapılması için ayrılır. Elekte kalan kalın tortu kısmı da inekler ve kapının bekçisi köpeklerin ihtiyaçları için kullanılırdı.

Görselde görüldüğü gibi şimdiki gibi metalden ya da saçtan yapılma fırınların yerine taş fırın, pileki taşı ve yuvarlak halka şeklindeki ekmek saçlarının üzerine şekildeki görselde görüldüğü gibi yoğrulan hamurun 3 ayaklı saç ayağı üzerindeki kor ateşlerden ısınmayla pişen ekmeğin tadını bu yazıyı yazarken yine hatırladım. Tabi sıcak olarak pişen Altın sarısı ekmekteki tadı o ekmeği tadanlar bilir.

reklam

YORUM ALANI

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
× Bizimle iletişime geçin