
Değerli okuyucularım ben Trabzon İline bağlı Akçiriş Köyünde 1965 yılında dünyaya geldim. Her çocuğun çocukluk yılları gibi ilkokul çağımız gelince 2 derslikli olarak Akçiriş köy merkezinde bulunan okula gidip gelmeye başladık. Bu Okul 1990 yıllarda öğrenci yetersizliğinden dolayı kapatılarak taşımalı eğitim başlatıldı. Köy mahallesi sakinleri Köy kalkındırma Derneğini kurulmasın ardından Köy merkezinde bulunan 2 derslikli Okulu İl Milli Eğitimden geri alarak yerine 2000 yılında modern kültür merkezi yapıldı. Her öğrenci gibi bizimde eğitim yuvamız yıkılmış oldu.

Buradan Bunu Bir Ayrıntı Olarak Belirttim; Akçiriş mahallesinin saygın insanlarından Namı Değer lakabıyla tanınan ‘’Çemberci Hasan’’ Hanecioğulları ahalilerinden olan Hacı Hasan Yavuz bir gün mahallemizde bulunan ilkokul yıllarımız da annemize delikanlı yarın ahmat bahçeye kazmasını alsın da gelsin bahçe çıkaracağım dedi. Benim gibi o dönem akranlarım olan emmi oğullarından Hüseyin ve Hikmet’e de söylemiş üçümüz toplandık sabahın gün ağarmasıyla beraber söylediği yere vardık.
Şimdiki İlkokul Öğrencisi Okulun Yolunu Bulamıyor; Buradan öğrencileri küçümsemiyorum ancak ilkokuldan çıkana kadar öğrenciyle beraber velilerde okullu oluyorlar. Biz o yıllarda İlkokula Okul aracı servis yoktu insanlar, yük hayvanları ve küçük büyükbaş hayvanlarında ortak kullanım alanı olan su kanalı şeklindeki köy yolundan yağmur çamura rağmen yaklaşık 5 km dikey olarak köy okuluna ulaşırdık. Orada eğitimimizi aldıktan sonra tekrar eve dönerdik. Bizi velilerimiz okul bahçesinde ders bitene kadar beklemezdi.
Asıl Konuya Gelelim; Yukarıda belirttiğim gibi Hacı Hasan Yavuz ilkokul çağlarında son sınıf mı orayı tam hatırlamıyorum ancak emmi oğulları ve ben evimizde bulunan bir tarafı sivri kalem bir tarafı keski şeklinde olan halk arasında (PUR) kazması dedikleri kazmayı omuzumuza alarak çalışılacak olan araziye intikal ettik.
İstiklal Gazisi ve Hanımı Tabancayla Geldiler; Bizi bahçe kazmak için çağıran Hacı Hasan Yavuz’un bahçe olarak kazılacak olan arazinin sahibi olan Ağabeyi İstiklal Savaşı Gazisi Hacı Abdullah Yavuz ve eşi Takazlı Kızı patika yoldan sürünerek ulaşırlar. Siz kime sordunuz da benim arazimde bahçe çıkartıyorsunuz çabuk kazmalarınızı bırakın arazimi terk yapın terk yapmazsanız o zaman 3’ünüzü de öldüreceğim diye selendi biz tabi biraz korktuk biraz tedirgin olduk.
Bizi arazisinden çıkmazsanız sizi öldüreceğim diyen istiklal savaşı Gazisi Hacı Abdullah Yavuz Çarşıya Kasap dükkanı açmaya diye evden çıkmış ve 18 yıl sonra geriye dönmüş sabah sofrada bir gelinlik kız yemek yiyor. Hanım bu kız kimin kızı da bizim evde ne işi var diye sorunca bey ben sana neredeydin dedim kasap dükkanı açmaya diye evden çıktın 18 sene sonra geldin askerdeydim diyorsun.
İşte sen giderken ki hamileydim o kızımız Fatma yarında nişanlanıyor demişti. Gazimize bunu buradan anlatmamı nedeni Gazimiz bizi tek mermi atan tabancayla 3 kişiyi öldüreceğini söyledi.
Bu Sefer Tüfekli gözüktü; Biz tabanca korkusuyla tedirgin vaziyete sağa sola bakarken tepenin başından merhum Hacı Hasan Yavuz ve hayat arkadaşı merhume Gavaz kızı seslendiler. Sakın kazmaları bırakmayın bahçeyi kazmaya devam edin kazmayı bırakırsanız ben sizi vuracağım diyerek seslenerek araziye intikal ettiler.
Bizi bahçe kazmaya çağıran Hacı Hasan Yavuz’un hayat arkadaşı Gavaz kızı da yaşlı beyinin arkasından tüfeği sürüyerek çalışma alanına geldiler. Bunların bırakırsan, bırakmasana vuracağız tantanası devam ediyor. Tabi bu arada tüfekle bizi vuracak olan Hacı Hasan Amcanın tüfeği de üst namludan aşağıya dolan ve tetik yanında bulunan kapsülle patlatılan nostalji bir tüfekti.
Beklenen Söz Benden Çıktı; Çalışma alanında 3 emmi oğulları olarak korkudan sustuk derken ben bu sefer tabanca ve tüfek gölgesinde kavgaya tutuşan kardeşlere şöyle seslendim. Bak Hacı Amcalar öğle namazına yaklaşıyoruz. aşama kadar sabredin akşam olunca kim vuracak sa bizi vursun ki şimdi vurunca bizi yevmiye yarım olacak dedim. Benim bu sözümün üzerine yanımdakilerde beni onayladı.
Çocukluk Aklı Bu; Sen öldükten sonra yevmiye yarım olsa ne yazar olmasa ne yazar. Şu an bu davalı olarak çalıştığımız araziyi iki ebediyete gitmeden önce pay yapmışlar ikisine de oradan hisse düşmüş bu pay olan arazinin üst kısmından köy merkezine ulaşım için kullanılan yoldan gidip gelirken 50 yıl önceki ilkokul çağındaki anımı hatırlayınca geçmişe doğru yolculuk yapıyorum.



